Müptela Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müptela Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2017

BIRAKMA ELLERİMİ / AYŞEGÜL ÇİÇEKOĞLU







KİTAP YORUMUM :

➤➤➤Toprak ve Elif uzun yıllardır birlikte ve iki yıllık evliyken erkeğin ayrılmak istemesi sebebiyle kadının hayatı alt üst olur. İşte bu andan itibaren hayatın altının üstünden iyi mi kötü mü olacağını gösteren bir süreç başlayacaktır. Hikâyeye başka kadın ve erkekler de dahil olur elbette .

➤➤➤Hikaye, kurgu, anlatım biçimi ve dili o denli okuyucuyu eline alıyor ki kitap bitmeden kalkmak istemeyeceksiniz ve okurken bir yandan belki kendinizi ya da çok sevdiğiniz başkalarını görmüş kadar olacaksınız .

➤➤➤Ve bazı şeyleri sorgulamadan geçemeyeceksiniz. 

➨Herkes ikinci bir şansı hak eder mi?

Sevginin sınırları nedir, AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ?

Birisini çok seversin, hatanı anlarsın ve mutsuz olacağını bile bile ONUN sana dönmesi için yapacaklarına VİCDANIN elverir mi?

Sabır, 💗💕Sevgi , Güven, Azim, Merhamet, Vicdan, Sadakat, Erdemli olma bunlardan birkaçı hayatımızda olduğu zaman diğerleri domino etkisi gösterip gelecektir ve İNANIN 👉kötülük 😈insanı hiçbir yere götürmüyor tıpkı bir girdap gibi içine çekip YOK EDİYOR 💭💭

⬌⬌Bir KADINI güzelleştiren de çirkinleştiren de ERKEK tir ...

Aşk romanlarını okumayı seviyorsanız, kurgu, dil, anlatım ve duyguyu tamamen okuyucuya geçirmesi yönünden ben başarılı buldum 👍



KİTAPTAN ALINTI : 

💜Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi 
🍁💜💜Yine öğrettin bana sevmeyi
💜Yeniden doğdum senle öğrendim yürümeyi
💜Ne olur BIRAKMA ELLERİMİ 




ARKA KAPAK:

“Koltukta oturmuş, biraz önce sevdiğim adamın söylediği kelimeleri doğru anlayıp anlamadığımı düşünüyordum. Karşımda gözünü kırpmadan bana bakıyordu. O gözlerde hiçbir duygu yakalayamadım. Biraz acıma vardı belki ama sevgi hiç yoktu.  Bu bir rüya olmalıydı. Evet, biraz sonra uyanacak ve oh çok şükür rüyaymış diyecektim. Çünkü bu, rüyadan başka bir şey olamazdı. Böyle şeyler ancak rüyalarımızda başımıza gelebilirdi. Gerçek hayatta bunun olması mümkün değildi. Üstelik biz daha yeni evliydik. İki yıllık evlilik yeni sayılırdı, değil mi?”

Romanlarda okudukları mutlu sonlara, kendi hikâyesinde yer olmadığını anladıklarında henüz iki yıllık evliydi Toprak ile Elif; Toprak şimdiyse, gitmek istiyordu. Elif’i ardında bırakıp giderken gerçekten mutlu olabilecek miydi, bilmiyordu. Bildiği tek şey, artık Elif ile de mutlu olamadığıydı.

Elif, birlikte büyüdüğü ilk aşkı ile evlenip mutluluğu yakaladığına inanarak yanılmış mıydı? Toprak'ın gitmesiyle ailesini, işini, arkadaşlarını bırakarak hiç bilmediği başka bir şehirde onu unutmaya çalışacaktı. Bırakılan elleri bir başkası tarafından tutulduğunda gerçek aşkı bulacak, hayatına giren yeni Toprak ile ilkinin acılarını silebilecek miydi? Yoksa ilki gibi, o da bir yanılgı mı olacaktı?

Bırakma Ellerimi; umudun, güvenin ve yeniden sevmenin hikâyesi…









YAZARI: AYŞEGÜL ÇİÇEKOĞLU

YAYINEVİ: MÜPTELA YAYINLARI

TÜRÜ: AŞK ROMANI

SAYFA SAYISI: 528

BASKI YILI: 2017












HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI

22 Kasım 2017

BÜYÜK KAÇIŞ ZEMHERİ / EMİNE DOĞAN




KİTAP YORUMUM:

ALİ ile AYŞE 'nin hikayesi bu. Bir kaçış öyküsü ve tüm çaresizliğiyle tesadüfen karşısına çıkan insana tutunma çabası ne için👉👉hayatta kalabilmek için. NEDEN, NASIL,NİÇİN,KİM ??sorularının cevabını arıyorsanız, aşk, sevgi, sadakat, aile, bağlılık, dostluk, çaba, azim umut kavramlarını sorguluyorsanız arada dalgalanmalar ,biraz heyecan istiyorsanız, bu türün meraklısıysanız okuyun fakat beklentinizi bu türde yazılan romanlarda çok yüksek tutmayın. Devamı gelecek bir kitap çünkü geçmişteki sırların cevabının bulunacağı kilit bir noktada bitti diyebilirim. 

Dili sade, akıcı, hızlı bir şekilde okunuyor fakat diyaloglarda duygular daha çok hissettirilebilirdi. Zayıf kalmış ifade ve kelimeler.

 Saağlıcakla, esen, hoş ve KİTAPLARLA kalın......





ARKA KAPAK 


"Arkama bakarak koşuyordum. Bu büyük kaçış, yarıda kalmamalıydı. Hayatımı tükettiğim o evden kurtulmuşken bu kadar çabuk yakalanamazdım. Özgürlük kelimesi, benim için sadece sözlükte yer alan, tadamayacağımı sandığım, yaşayamayacağımı bildiğim bir kavram olarak kalmamalıydı. Düşüncelerim bir şeye çarpmamla dağıldı ve işte o an sanırım bütün korkum tavan yaptı. Bacaklarımın titremesiyle kalbimin atışı aynı oranda arttı. Çarptığım şeyle gözlerimi kapattım ve ağzımdan çıkacak olan çığlığa engel olacak hiçbir savunmam olmaksızın kendimi salıverdim. Bir el tarafından tutulmuştum. Korkuyla gözlerimi sımsıkı kapattım. Ve o an anladım üşüdüğümü... Yakalanmış mıydım? O soğuk dört duvar arasına geri mi dönecektim şimdi? O yıllarca hayalini kurduğum büyük kaçış gerçekleşmeyecek miydi?"

Dört duvar arasında büyümüş ürkek bir kızdı Ayşe. Yirmili yaşlarına kadar hayatını tükettiği öz amcasının evinde bir esirden farkı yoktu. Bu esaretin sebebini bir gün anlayacak ve o gün hayatına yeni bir yön verebilecekti. Ama şimdi, o evde ölümü beklemektense kendini ne ile karşılaşacağını bilmediği bir maceraya atması verdiği en doğru karardı. Bu kaçış ona yeni bir hayat sunabilirdi. Denemeye değmez miydi?

Cesur, yakışıklı, ne istediğini bilen genç bir iş adamıydı Ali. Duru güzelliği, onunla ilk göz göze geleni büyüleyebilecek kadar etkileyici olan ürkek kızla karşı karşıya geldiğinde hissettiği şeyin aşk olduğunu anlamıştı. Ali, Ayşe'nin sığınabileceği en güvenli limandı ve kaçışının amacına ulaşması için buna mecburdu. Ali ile Ayşe'yi bekleyen heyecan dolu macera ise bundan sonra başlayacaktı.

Büyük Kaçış Zemheri, umudun, hayata bağlılığın, ilk aşkın ve yaşanmak istenen hayata kaçışın hikâyesi.









YAZAR: EMİNE DOĞAN
YAYINEVİ: MÜPTELA YAYINLARI
BASKI YILI: 2017
SAYFA SAYISI: 456












HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI 

18 Ekim 2017

UYURSAK GEÇER Mİ? / SEDA EROĞLU



Kitabın yazarı Seda Eroğlu ile tanışmama vesile olan kitabı keyifle okudum diyebilirim. 
Aslında bizden, içimizden bir hikaye. Kim bilir komşunuz, belki de yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınız, her sabah ekmek, gazete aldığınız bakkalınız bile bu hikayeden bir parça taşıyabilir.

Ve bir kez daha görüyoruz ki KADIN güçlü bir duruş sergiledikçe, kendine güvendiği takdirde altından kalkamayacağı hiçbir zorluk olamaz bu hayatta. Kız annelerine selam olsun, işiniz çok zor....

Anlatımı akıcı, sade bir dil kullanarak yazılmış roman. Karşılıklı diyaloglara çok rastlamıyoruz. Ana karakterler Kader, Can, Hayat 'ın gözünden bölümler altında aktarılıyor bütün hikaye. Bu nedenle daha çok betimlemelere, psikolojik öğelere, karakter ve duygu tahlillerine daha çok yer verilmiş. Okuyucuyu hikayesi ile ele geçirmeyi başarıyor. 

İlk başta hikaye dağınık gibi gelse de karakterlerin bir yerden sonra bağları ortaya çıkmaya başladıkça okumak daha keyifli hale geliyor. 

Benim için olumsuz tarafı birkaç yerde geçen, söz dizimlerinin aynen tekrarlanması oldu. Buna rağmen hikayenin bütünün düşündükçe ve olayları muhakeme ettikçe bu olumsuz tarafı beni çok etkilemedi. 

Eeee ne diyoruz o zaman 👉👉 UYURSAK GEÇER Mİ HAKİKATEN???





KİTAPTAN ALINTI 

"Keşkeler" biriktirmek kumbarada para biriktirmeye benzemez. Pişmanlıklar arttıkça, zamanla hayatınızdan çalınır.


Zamana direnenler, hayat denen bu savaşın en büyük galipleri olurlar.


Ruhunuzu tamamlayacak olan, içinizdeki eksiklere bir armağan sunmaktır.


ARKA KAPAK


“Ayağa kalkıp demir kapıyla vedalaşması birkaç saati buldu. Gecenin karanlığı gökyüzüne en karmaşık halini vermiş, hava iyice soğumuştu. Bizi o evde bıraktığı güne lanet ediyordu. Sağa sola yalpalayarak ilerliyordu. Sokak lambasının altından geçerken yüzüne düşen her bir kar tanesi ayrı ayrı renklerde yanıp sönüyordu. Tekrar hıçkırıklara boğuldu. Köşeyi döndüğünde artık sokak da en az arka oda kadar sessizdi. Geride kırgın bir kadının küçük, narin ayaklarının izleri kalmıştı.”

Canan’ın ardında bıraktığı kırgın bir kız çocuğuydu Kader. Gözlerinde sevgi pırıltıları görmeyi beklerken her seferinde çarptığı soğuk duvarlar gibiydi babası. Her haliyle annesine benzediği için cezalandırılıyor muydu bilinmez, geleceğe doğru kalbindeki büyük çizikle sürükleniyordu. Eksikti, yarımdı. O boşluğu dolduracak umut,  bir gün yüreğinde filizlenebilecek miydi, bilmiyordu.
Annesinin geçmişinden yüklendiği bir isimle hayatında derin yaralar açılmış yalnız bir adamdı Can. Rüzgar nereden esse, o yöne savruluyordu. Özlemleri, pişmanlıkları, yarım kalmışlıkları bir sonbahar yığıntısı… Hayatın derinliğinde bir anlam arıyordu.
Binlerce yüreğe dokunmuş, sevgi dolu bir kadındı Hayat. Bir sabah pencere aralığından odasına sızan mazi çağrısıyla, o çok özlediği çocukluğun Can’dan ibaret olduğunu anladı. Şimdi yıllar önce terk ettiği, yosun kokulu o küçük şehir onu hayatının yolcuğuna davet ediyordu. Biliyordu aslında, bu çağrı yeni bir uyanışa davetti ve bu yolculuğu içindeki o kırgın kız çocuğuna borçluydu.

‘Uyursak geçer mi?’ çocukluğa özlemin, umudun, aşkın ve gerçek uyanışın hikayesi.






KİTAP KÜNYESİ

KİTAP ADI: UYURSAK GEÇER Mİ
YAZAR: SEDA EROĞLU
YAYINEVİ: MÜPTELA YAYINLARI
TÜRÜ: ROMAN
SAYFA SAYISI: 328
BASKI YILI: 2017













HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI






07 Temmuz 2017

HAZİRAN AYINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR



KANAVİÇE / BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU

Anlatımı, konusu, içeriğiyle okumaya başladığınızda su gibi akıp gidiyor. Tarihsel olaylarla, edebiyatı çok güzel harmanlamış yazarımız Bahadır Yenişehirlioğlu 1915 ve 2013 yılları arasındaki olayların anlatımı, bazı sırların ortaya çıkması ve kuşaklar sonra günümüzdeki karaktere uzanışı ile devam edip biten okuması keyifli bir roman olmuş. Mert, Nazlı, Ani, Aram, Faik Ali bey hepsinin hayatında acılı dönemleri olmuş fakat bir şekilde hayata tutunanlar olduğu kadar tutunamayanların da yaşam öyküleri var. Dokunaklı, duygusal, hüzünlü, aşkın ve sevginin ve umudun olduğu yaşamlar dizini.
Ben yazarın kalemini, anlatım biçimini sevdim. Keyif alarak okudum 😉Darısı diğer kitaplarına diyorum. 👍.Tarihsel olaylarla harmanlanan edebiyat yazınlarını sevenlere tavsiyemdir. .
.
Bu arada kitabın adına münhasır KANAVİÇE tablo nun önemi büyük. Sanki yıllar içindeki ilmek ilmek işlenmiş acılar atfedilmiş çarpı  işine 😉 Kısa bir alıntıyla sonlandırıyorum 👉👉👉
.
.
👉👉👉👉👉👉" Bu durumda nereden bakarsak bakalım yokluğun içinden çıkan güç aşktır. Aşk Allah'ın bizatihi kendisidir. "👈👈👈👈👈👈👈👈 .
.



BİR GÜN DAHA / KELLY SIMMONS


Carry ve John'un güzel giden evlilikleri oğullarının doğmasıyla taçlanmıştır. Fakat Carry park otomatına ödeme yaptığı esnada arabadan oğlu kaçırılmıştır. Ve bundan sonra hayatları eskisi gibi olmayacaktır. Carry ve John birbirlerinden hangi sırları saklamaktadır? Yüzleşecekleri gün bunun üstesinden gelecekler midir? Doğaüstü güçlerinde eşlik ettiği hikaye sonuna dek kendini merak duygusuyla okutmayı başarıyor. Fakat bazı yerlerde duygu yoksunlukları hissettim bunu da karakterlerin farklı yapılara sahip olmalarına bağladık mı, 👌 enfesto bir Psikolojik-gerilim romanı sizi bekliyor efenim 🙏 💙💙💙 MAVİ ise romanın yardımcı ana teması .


KAFİ  / BİLAL CİVELEK 

Namazdan sonra Yunus şunu söyledi:
"Ve sen yine denendiğinde ;
Ve yine kalbin daraldığında, 
Ve yine bütün kapılar kapandığında,
Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde, uzun uzun düşün...
Ve hatırla yaratanını! ALLAH kuluna KÂFİ değil mi?" Zümer:36
.
. 🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹 .

Mübarek ramazan ayında okuduğum bu aya münhasır harika bir eserdi. Yunus'un, Anadolu'nun tek gezgin dervişinin ELİF ve LAM'I bulduktan sonra MİM'i bulup kendinde yok olmasının hikayesi bu. Sarıköy'de başlayıp, Şems'in bıraktığı işaretleri izleyerek Tebriz, Bağdat yollarını arşınlayıp MİM e eriştikten sonra Sarıköy'e geri dönüp yolculuğunu tamamlanmasını anlatıyor. İyiliği, aşkı 👉beşeri olmayan İLAHİ AŞK bu, teslim olmayı, bir olmayı, sonunda HAKK' a kavuşmayı, ölmeden önce ölmeyi anlatıyor.💕
.
.
📖📖📖 Yazarın okuduğum ilk romanı. Bir diğeri SÜKÛT onu da en kısa zamanda okumak istiyorum. İnsan sonsuz bir huzur duyuyor. Ki o devirde yaşasaydık, bu duyguları daha derinden yaşamaya nail olsaydık kimbilir nasıl hissederdik.


İnsan-ı kâmil olana ALLAH KÂFİ.. .





EBEDİ YANSIMA  /  ÖZGE ERKİN

#kitaptanalinti "Aşk uğruna savaş verilecek en değerli duygudur. Fedakârlık ise bu savaşta en büyük kalkan olacaktır. Onurlu bir âşık yeri geldiğinde âşığı için kalkanını kaldırıp oku göğsüne yiyebilenindir." .
.
🌼💕🌼💕🌼💕🌼💕🌼💕🌼💕🌼 Efendim şimdi ne desem bilemedim. Ben realist bir insanım 😄 Her zaman acı da olsa gerçeklerden, gerçekçilikten yanayım. Kitaplarda da aynı tercihlerden yanayımdır. Çünkü ben okurken yaşarım. Romanlar da zaten tam da hayatın kalbinden değil midir? Fantastik, distopya kitaplar tercihim değildir. Hatta Ebedi Yansıma okuduğum 3. Fantastik roman diyebilirim. Ama iyiki okumuşum diyorum.
.
.
. 👉👉👉👉 Türünün güzel örneklerinden diyebilirim. Çok karşılaştırma yapamıyorum dediğim gibi fantastik çok okumadım. Ama okurken hikâye kaymak gibi kaydı diyebilirim 😍 Hayalgücünüzü zorluyor. Yer yer boşluklar hissetsem de devamının olacağı sonunda müjdeleniyor. Ve bu da meraka yol açıyor 😉 Yazar çok güzel can alıcı bir yerde final yapmış. Bir de şu noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Türk yazardan olmasına rağmen karakter isimleri tamamı yabancıydı. Bunu yadırgadım çünkü yazarın Türk olduğunu bildiğim için. Belki hikâyeyi sağlam temellere oturtmak için yapılmıştır, Türk isimlerinin bu hikâyede sırıtacağı düşünülmüş olabilir. Ben birkaç isim alternatifi hazırladım 😂😂 bazen obsesifliğim tutuyor. Ne yapayım 🙌🙆🙋
.
.
Erica, Kevin, Nelly, Samuel, Veronica insan ırkından olmayan farklı bir türde dünyaya getirilirler. Her birinin görevi ve laneti vardır. Aydınlık ve karanlık, iyilik ve kötülüğün yüzyıllardır süregelen savaşları. Bu savaşları kim kazanacak ❓ Hangi bedeller ödenecek ❓ Dünya 🌍 kurtulacak mı? Aşk 💕 ve fedakârlık kötüler dünyasını nasıl etkileyecek ❓ Ve daha birçok sorunun cevabı bu kitapta. 
Fantastik öğeler ilgi alanınıza giriyorsa kaçırmayın derim.




ŞAH SULTAN  /  İSKENDER PALA

Kendi rekorumu kırdım 👉 şimdiye kadar en uzun sürede okuyup bitirdiğim kitap oldu 🙈 Belki kötü zamanıma denk geldi belki daha önceki romanlarındaki tadı bulamadım İskender Pala'nın. Biraz daha ilâhi ve tasavvufi tarafları vardı tarihle beraber harmanlanan daha önce okuduğum kitaplarda Fakat bu kitabı da yine bir zamanlar damgasını vurmuş 16.yy tarih dönemine ait din ve devletleri kapsayan savaşları ve yaşamın olmazsa olmaz aşk konusunu çok ince işlemiş. Sultan Selim, Şah İsmail, Taçlı, Kamber Can, Hasan, Hüseyin, Ömer, Cafer, Tebriz, İstanbul.....Çaldıran Savaşı. Galipler, mağluplar, ödenen bedeller...Belki zaman geçince tekrar okuduğumda farklı duygular uyandıracak bir kitap. Sonrasında yine bir şans veririm inşaallah ama ne zaman 😉 Kimbilir? 






😉
😄












KESTANELİ PİLAV

  KESTANELİ PİLAV Malzemeler: 2 su bardağı basmati pirinci 1/2 çay bardağı sıvıyağ 10-15 adet haşlanmış kestane 1 çay kaşığı zerdeçal