polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Mayıs 2020

ŞAHSİYET #DİZİ






ŞAHSİYET 

Şahsiyet oyuncuları kimler? Şahsiyet dizisi konusu nedir? Tüm bunları sizlere aşağıda aktaracağım fakat ondan önce neden bu diziyi izlemeye karar verdim kısaca ona değineyim.

29 Kasım 2017

Türkiye Polisiye Yazarlar Birliği Youtube Kanalı




Türkiye'de polisiye romanlara ilgi arttı. Türk yazarlarında kurguda, hikayede, akıcı ve okunabilir nitelikte polisiye, suç romanları yazdıkları artık hissedilir bir kesim tarafından , okurlar tarafından keşfedildi. Ve Türk Polisiye Yazarları içinde barındıran bir birlik oluşturuldu. https://turkiyepolisiyeyazarlarbirligi.wordpress.com/ sayfası kuruldu ve instagram, twitter, googleplus,facebook sayfalarından da takip edebilirsiniz. Ve artık youtube kanalı aracılığı ile de Türkiye Polisiye Yazarları Birliği Radyo Tiyatrosu adı altında polisiye öyküler de seslendirilmeye başlandı.
Aşağıda videosunu eklediğim INSTAGRAM CİNAYETLERİ adlı hikaye çok yakında seslendirilmeye başlanacak. Bu hikayenin benim için önemli.Çünkü; ben de bu hikayenin içinde yer alıyorum. Doruk ATEŞ tarafından kaleme alınan bu hikaye çok yakında kanaldan sesli olarak dinlenebilecek. Tanıtım videosunu mutlaka dinleyin ve takipte kalın diyorum. Doruk Ateş kalemini çok sevdiğim polisiye yazarlarımızdan. ÖLÜ DOĞANLAR adlı kitabını heyecanla okumuştum. Kitap yorum ve incelemem daha önceki postlarımda mevcut 👉👉 http://www.hayeldamlasi.com/2016/12/okudum-bitti-olu-doganlar-doruk-ates.html 👈👈Yakın zamanda hem cinayet polisiye hem de tarihsel öğelerle harmanlanmış olan MABET kitabını da okuyup sizinle paylaşacağım. 😉

Keyifli SEYİRLER ve OKUMALAR 






09 Şubat 2017

OKUDUM, BİTTİ... BEYAZ ELDİVEN SARI ZARF - CELİL OKER


KİTAP KÜNYESİ

ADI : BEYAZ ELDİVEN SARI ZARF
YAZAR : CELİL OKER
YAYINEVİ : ALTIN KİTAPLAR
BASIM TARİHİ : 2011
SAYFA SAYISI : 174
TÜRÜ : Polisiye Hikaye

ARKA KAPAK

 Bir solukta okuyacağınız, birbirinden ilginç zekâ ve akıl oyunlarının zihninizi felce uğratacağı yeni bir Celil Oker fenomeni... Celil Oker, o hep alışageldiğimiz üslubuna kimi zaman gerilimi kimi zaman da mizahı ekleyerek yazdığı bu polisiye öykülerinde okuyucuyu çok yakından tanıdığımız kahramanı Dedektif Remzi Ünal karakteriyle yepyeni serüvenlere davet ediyor. Zekice kurgulanmış öykülerinde bazen sıradan insanların bile karmaşık gibi görünen, profesyonelce işlenmiş cinayetleri çözümlemekte ne kadar yetenekli olabileceklerini gözler önüne sererken, bizleri bilinçaltımızın en ücra köşelerine kadar inen "derin" ve "karanlık" bir yolculuğa çıkarıyor. Eğer polisiye türünden hoşlanıyor ve "insan" denilen muammayı daha da yakından tanımakla ilgileniyorsanız bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.


BENCE...

Bunu daha önce de söyledim biliyorum 👉hikâye kitapları yerine roman okumayı tercih ediyorum diye. Özellikle polisiye konuları içerenleri. Kitabı internet satışından aldığım için polisiye hikâyeleri olduğunu kitabı inceleyince görmüştüm. Polisiye de hikâye tam yerine oturmuyor. Hep bir şeyler eksik kalıyor havada kalıyor havasında. Bu kitapta 8 tane farklı hikaye olduğu halde dedektiflik anlamında sadece 1 hikâye beni tatmin etti. Ama yazarın bir de polisiye romanını alıp onda şansımı denemek istiyorum. 😉 . 



KEYİFLİ OKUMALAR







10 Ocak 2017

OKUDUM, BİTTİ... ANNE BAK KİM GELDİ? / AYŞE ERBULAK



KİTAP KÜNYESİ

ADI :ANNE BAK KİM GELDİ? 
YAZAR : AYŞE ERBULAK
YAYINEVİ :LABİRENT YAYINLARI
BASIM TARİHİ :2015
SAYFA SAYISI :140
TÜRÜ :POLİSİYE ROMAN

ARKA KAPAK

Türk polisiye edebiyatının en üretken kalemlerinden biri olan Ayşe Erbulak’ın Anne Bak Kim Geldi? isimli 5. romanı okurlarla buluşuyor.

Ayşe Erbulak, hikâyede boşluklar bırakmadan, üstelik katili romanın başında okuyucuya sunarak, bu tür kurgularda karşılaşılan zorlukların üstesinden ustalıkla geliyor. 30 yıl önce kaybolan bir anne ve annesini bulamadığı için teselliyi yurtdışına gitmekle bulan bir oğul; bir anneyi öldürecek kadar gözünü karartmış başka bir roman kahramanı...

Katilin, cinayet işlemesine sebep olan olayların üzerine cesaretle giden Erbulak, romanda okurlarına büyük bir vicdan muhasebesi de yaptırıyor. Romanın sırrı ve büyüsü ise şu cümlede saklı: “Bu dünya ikimize dar kızım... Ya sen öleceksin, ya ben!”
"Başı dönüyor, denizde değil de bulut kadar yumuşak bir hortumun içinde hızla dönüyordu. Bu dünyadan göçüyor olduğunu, çocuklarını, torunlarını bir daha göremeyeceğini düşündü. Balık etli olmasına karşın kendisini gramdan bile daha hafif hissetti. Şu anda gördükleri denize girdiği sırada etrafında gördüklerine benzemiyordu. Pastel renkler giderek siyaha boyanıyordu. Hem kör, hem sağır olmuştu. Bir uçtuğunu, bir dünyanın en dibinde bir noktaya doğru hızla çekildiğini hissetti. Acaba hangisi üstün gelecekti? Bu his ona tansiyonunun düşmüş olacağını hatırlattı bir an. İstemediği halde su yutuyordu. Artık gözlerinde sadece karanlık vardı, derin, dipsiz bir karanlık. Kendinden geçerken başına gelen şeyi algıladı."



KİTABIN KONUSU

Müjdat - 30 yıl önce - annesinin aniden ortadan kaybolmasıyla ve  bulunamaması sonucu teselliyi yurtdışına kaçarak yeni bir hayat kurmakta bulur. Diğer yandan 
annesini gözünü kırpmadan öldürecek derecede nefret eden Hilal.
Bakalım kader ağlarını nasıl örecek? 


BENCE...

 Ayşe Erbulak öyle güzel ve akıcı bir dili olan , elinize aldığınızda bitirmeden rahat edemeyeceğiniz bir kitap yazmış. Nitekim bana da öyle oldu. Araya uyku girmeseydi aynı zaman diliminde bitmiş olacaktı. Şimdiki zaman ile 30 yıl öncesine gidip gelmeler var her ne kadar zamanlar arası gidip gelen hikayeleri sevmesem de yazar o denli kurguyu düzenlemiş ki okurken hiç rahatsız etmiyor. Gereksiz ve yorucu anlatım ve uzayan tasvirlere yer verilmemiş. Bu arada katilin kim olduğunu daha başında öğreniyorsunuz ---bu yönüyle Marquez'in Kırmızı Pazartesi adlı kitabını bana anımsattı--- E o zaman bu kitap okunur mu diyeceksiniz ama sonuna kadar sürükleyici bir şekilde akıp gidiyor. Çünkü cinayetin neden işlendiğini ve sonunda adaletin yerini bulup bulmadığını merak edeceksiniz. Ve bu merak duygusu kolay kolay hiçbir şeyin yerini almıyor ;)  

Agatha Christie polisiyenin kraliçesi ise ülkemiz de de kadın polisiye yazarlığında bu tahtı Ayşe Erbulak alacakmış gibi geliyor. TV'de bir söyleşide Agatha Christie hayranı olduğunu ve yazdığı 80 polisiye romanını da okuduğunu ifade etmişti :) Biz de hem Christie hem de Erbulak kitaplarını bir solukta okuruz o halde ;)

Kitapta ilgimi çeken şey ise önsöz'den sonra kitapta yer alan tüm karakterlerin tanıtımı yapılmış. Biraz zengin o nedenle tam oturtabilmek için başlarda zaman zaman bu sayfadan faydalandım. 
Hikayede yazar neredeyse hiç  havada kalan bir anlatım bırakmamış. Hatta kitabın sayfalarında kilit noktası olan bir konuyu doğru tahmin ettim ve çok keyif aldım bundan. 

İyilerin de kötü olabileceğini, her zaman insanları dış görünüş ve yaptıklarıyla değerlendirmemek gerektiğini de bir kez daha anlamış oldum. Spoi vermemek adına bazı noktaları tam olarak açıklayamıyorum. Anlayışla karşılayacağınızı umuyorum. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum tüm polisiye roman severlere 👍


KEYİFLİ OKUMALAR



15 Aralık 2016

OKUDUM, BİTTİ... ÖLÜ DOĞANLAR / DORUK ATEŞ




KİTAP KÜNYESİ

ADI :ÖLÜ DOĞANLAR
YAZAR : DORUK ATEŞ
YAYINEVİ :EZ-DE YAYINLARI
BASIM TARİHİ :2016
SAYFA SAYISI :416
TÜRÜ :POLİSİYE ROMAN

ARKA KAPAK

"Tek hakları vardı! Ya doğmayacaklardı, ya ölmeyeceklerdi..."

Doruk ateş, "Mabet"in ardından "Ölü Doğanlar" ile yine sahnede. 

Şehrin en gizemli uyuşturucu çetesinin peşinde olan Narkotik Başkomiseri Yakup, mezarlıkta onu neyin beklediğinden habersizdir. Önce çatışma çıkar, vurulur ve geçmişine uzanan kirli şebekenin üzerindeki örtü kalkar. Sonrası çok daha karanlık, çok daha mide bulandırıcıdır. Her ipucu onu Genç Cumhuriyet'in ilk varoşlarına, başkentin suç krallığının içine, insanların hakkında konuşmaya bile çekindiği Çinçin Bağları'na götürür. 

Roman boyunca ev ev, sokak sokak gerilimi yaşayacak, o renksiz, sessiz, dilsiz gecekonduların içinde akıllara durgunluk veren yaşamlara tanıklık edeceksiniz. Sonunda, hayatın anlamsızlığını, insanların ölüm karşısındaki çaresizliğini en iyi anlatan mekana; Cebeci Asri Mezarlığı'na gideceksiniz. Siz de onlarla beraber ölmek isteyeceksiniz.
"Onlar ölümü seçti!" 


KİTAPTAN ALINTI

"Ölüm hayatlar arasındaki eşitsizliği bitiriyor olmalıydı. Oysa insanlar bu eşitsizliği bozmak istiyormuş gibi farklı farklı mezar yaptırıyorlar; granitten, mermerden, andezitten, betondan, kafesten örülmüş demirlerden... "





BENCE...

Bir Ankara Polisiyesi 😉👉👉👉👉 Başkomiser Yakup ve yardımcısı komiser Volkan narkotik şubede görevlidirler. Bir gece bir uyuşturucu şebekesini patlatmak üzere Cebeci Asri Mezarlığında pusuya yatarlar. Sonunda bir ceset ile bunu takiben bu cinayet soruşturmasının kendilerine verilmesi ile olaylar örgüsü başlar. Matruşkanın 👶 bebekleri gibi açıldıkça içinden başka olaylar çıkar, tüm bu farklı olaylar birbirleriyle bir yerde örtüşürler ve bir çıkmaza doğru yol alırlar. Başkomiser ve yardımcısı bu olayları nasıl ve ne şekilde çözeceklerdir???
 📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖📖
Spoi vermemek adına detaylara çok girmeyeceğim. Okumayanlara ve kitabı henüz bitirmeyen fidan arkadaşlarıma haksızlık yapmayayım. Polisiye olmasına rağmen gerilim yoktu. Dili akıcı. Ankara'ya özgü mekânlar, konuşma dili ve kişilere takılan lâkaplar ( benim favorim👉Kabre Sığmaz 😄) . Yer yer esprili, argo diyaloglar hikâyeye ayrı bir güzellik katmış. Ve tabii ki kitabın devamının geleceğini ekleyip, en kısa zamanda beklediğimi yoksa geceleri uyku tutmayacağımı yazarımız Doruk Ateş' e buradan saygıyla iletiyorum 😊 Valla çok meraktayım 📚





KEYİFLİ OKUMALAR


14 Aralık 2016

OKUDUM, BİTTİ... KANATLARIN ÇAĞRISI / AGATHA CHRİSTİE




KİTAP KÜNYESİ

ADI : KANATLARIN ÇAĞRISI
YAZAR : AGATHA CHRİSTİE
YAYINEVİ : ALTIN KİTAPLAR
ÇEVİREN: MERAL GASPİRALİ
BASIM TARİHİ : 2003
SAYFA SAYISI : 208
TÜRÜ :POLİSİYE

ARKA KAPAK

Bu birbirinden değişik on iki öykü, Agatha Christie'nin çok yönlü eşsiz bir yazar olduğunu kanıtlıyor. Kırmızı Işık ve Dördüncü Adam, sizleri heyecandan kıvrandırırken, Radyo adlı ironik öyküden gaddarca zevk alacaksınız. Ölüm Habercisi Köpek ise dehşetle tüylerinizi ürpertecek.





BENCE...

Agatha Christie'nin yine 12 kısa öykülerinden oluşmuş polisiyeleri. Daha çok hikayelerin temeli mistik konulara dayanıyor.Daha önce de söylediğim gibi ben romanlarını daha çok seviyorum 😊 ama napim okumadan da duramıyorum.

KEYİFLİ OKUMALAR


OKUDUM,BİTTİ... GÜVEN BANA / JEFF ABBOTT



KİTAP KÜNYESİ

ADI : GÜVEN BANA
YAZAR : JEFF ABBOTT
YAYINEVİ : MARTI
ÇEVİREN: SELİM YENİÇERİ
BASIM TARİHİ : 2013
SAYFA SAYISI : 512
TÜRÜ :POLİSİYE / MACERA/AKSİYON

ARKA KAPAK

Luke Dantry ergenlik çağındayken bir yolculuğa uğurladığı babasının beklenmedik ölümüyle sarsılmıştır ve bu olay kişiliğinde derin izler bırakarak, bir profesör olan babasının bindiği uçağı sabote eden teröristlerin psikolojik yapısını anlamayı hedef haline getirmesine neden olmuştur.

Henüz üniversite eğitimine devam eden ve başarılı bir psikolog olacağının işaretlerini veren Luke, babasının yakın dostlarından biri olan ve zaman içinde annesiyle evlenerek üvey babası haline gelen Henry Shawcross'tan, internet üzerinde sosyal ağları kullanan potansiyel teröristlerin psikolojik profillerini çıkarması ve veri toplaması için teklif alır. Amaç, bu tür insanların sunabileceği veriler sayesinde, Henry'nin politik düşünce grubunun daha tutarlı terör tehdidi analizleri yapmasını sağlamaktır.

Luke, veri topladığı ve iletişim kurduğu profilleri Gece Yolu adı altında birleştirir ve bulgularını Henry'ye sunar. Daha önceki terör tehdidi uyarılarının ciddiye alınmamasından yakınan Henry'nin niyeti gerçekte farklıdır: Bu verileri ve çok zengin bir Arap prensinden aldığı fonu kullanarak, en büyük vahşeti ve yıkımı yaratabilecek teröristleri bulup, sanal bir yapısı olan ama somut hasarlar yaratan bir organizasyon kurmaktır. Ne var ki Jane adında bir İngiliz kadın bu olayı haber alınca, işler fena halde karışır.

"Temelde modern teknolojinin ve sosyoekonomik şartların, ideolojik amaçlar için nasıl imkânlar sunabileceğini işleyen etkileyici bir iyiler-kötüler savaşı senaryosu… Beklenmedik açılımlara götüren sırlar zinciri hoş bir etki ve sürükleyicilik yaratıyor. Kesinlikle okunacak kitaplar listesinin en başında olmalı. "
Goodreads.Com

"Abbott yine maceranın üstadı olduğunu kanıtlamış. Bu kitap sizi peşinden sürükleyecek!"
Observer

"Sırların iç içe geçtiği, akıl almaz bir maceraya davetlisiniz. Huzurlarınızda Jeff Abbott…"
Publishers Weekly

"Jeff Abbott bu hikâyeyle yeniden aklınıza kazınacak ve uzun süre çıkmayacak. Yine aynı aksiyon, gerilim ve maceranın uyum içinde okuyuculara sunulduğu Güven Bana' da karşınıza çıkan hiçbir karaktere kolay kolay güvenemeyeceksiniz..."
The New York Times



BENCE...

Aksiyon, macera, derin devlet işleri, terörist aşırıcı sivil gruplar. Luke Dantry bu maceranın başkahramanı. Ergenlik çağındayken uçak yolculuğuna uğurladığı babasının ölümü ile derinden sarsılmıştır. Üniversitede psikoloji bölümünü tercih etmiş ve tezini teröristlerin psikolojik yapısını anlamak üzere planlanmıştır. Bir gün üvey babasını yine bir uçak yolculuğu için uğurladıktan sonra dönüş yolculuğunda kaçırılmıştır. Ve çocukluğundan bugüne kadar yaşadığı hayatın içindeki sırlar tek tek açığa çıkmaya başlayacak ve 505 sayfalık bir uzun soluklu macerada bulacaksınız kendinizi. 
Daha önce okuduğum Panik adlı romanıyla aynı ayar kurguda yazılmış. Ama okuması keyifliydi. 👍 😉






KEYİFLİ OKUMALAR

09 Aralık 2016

OKUDUM, BİTTİ... SON TEŞEBBÜS / AZİZ HATMAN



KİTAP KÜNYESİ

ADI : Son Teşebbüs
YAZAR : Aziz Hatman
YAYINEVİ : EsenKitap
BASIM TARİHİ : 2015
SAYFA SAYISI : 235
TÜRÜ : Polisiye / Distopya

ARKA KAPAK

"Yeryüzünde bir cinayet işlenmesinin üzerinden yüz yıldan daha fazla zaman geçti. Daha doğrusu bir önceki cinayetin üzerinden… Sen bu mektubu okuduktan sonra, dünyanızda bir cinayet işlenecek. Bir insan, ölecek. Taammüden öldürülecek. Bunu çok iyi biliyorum, çünkü ben öldüreceğim!

Hiç kimsenin bir cinayeti nasıl çözeceğini bilemediği devletsiz bir toplumda kurban, Cani'sinin peşine düşer; düzene meydan okunmaktadır ve hayatlar hızla değişmeye başlar… İnsan tehdit altındadır!

"Edebiyat tapınağının modası geçmiş gardiyanlarının yine modası geçmiş kabullerinin aksine polisiye roman dipdiri, kıpır kıpır ve verdiği iletilerle artık unutulan toplumsal gerçekçi romanın işlevini de üstlenerek yoluna devam ediyor. Son yirmi yılda büyük bir ivme kazanan Türk Polisiye Yazını da şaşırtıcı gelişmesini sürdürüyor. Yarım yüzyıllık bir polisiye roman okuyucusu ve tutkunu olarak Türk Polisiye Edebiyatı'nın bugün için dünyadaki yerinin en önlerde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tabii Dan Brown gibi sahtekârların polisiye roman diye piyasaya sürülen eserlerini kast etmediğimi halis polisiye okuyucuları hemen anlayacaklardır.

Türk Polisiye Edebiyatı'ndaki inanılması güç gelişmenin yepyeni bir örneği Aziz Hatman'ın Son Teşebbüs adlı romanı. 'İyi polisiye romanın iyi edebiyat' olduğunun kanıtı olan eserin asıl özelliği ütopik bir toplumda geçmesi. Bu toplumda devlet de, polis örgütü de yok ve roman anlatıcısı olan romanın başat figürü cinayeti önlemeye çalışıyor; bu arada dedektifimiz ünlü İspanyol polisiye roman yazarı Manuel Vazquez Montalban'ın komünist ve ağzının tadını bilen ünlü detektifi Pepe Carvalho gibi size zevkle okuyacağınız yemek betimlemeleri de yapıyor.

Aziz Hatman'a polisiye edebiyatımıza kattığı yeni, cesur ve canlı renkler için teşekkür ediyorum; polisiye roman anlatılmaz, okunur ve keyif alınır. Okuyun ve keyif alın..."
-Erol Üyepazarcı-




BENCE...

Hikaye ilginç, distopya (benim ilgi alanıma girmiyor) çok tercihim olmasa da yine de okumaya başlayınca bitirdim. Dünya  yüzyıllar sonra yeni bir yönetime geçmiş. Herşey herkese ait. Devlet yok, para yok, sormak yok, kötülük yok. Herkes huzur içinde, lokantalar yemekyeri, ev otel gibi konaklama yerleri yatmayeri olarak söylenmekte. Kimlik yok herkes güven içinde. En son cinayet 💯 yıl önce işlenmiş. Tabi burada ne devreye giriyor 😈 yaşasın kötülük. Birileri bu düzenden rahatsız olmalı ki bunun için bir cinayet teşebbüsünün olacağını ve bu düzenin bozulacağına dair bir mektup yazar ve cinayet romanları tahlili yapan gazeteciye yollar. Ve bundan sonra bu mektubu yazan kişinin peşine bu 3 arkadaş düşerler. Bundan sonrası bulma, kaçma, kovalamaca ve bir kurgunun içine girer hikaye son bölümde siyasete biraz değinilmiş ki bu da beni hiç cezbetmeyen konulardan biri. Yine de farklı bir anlatımı vardı. Distopya, siyaset ilginizi çekiyorsa okumalısınız. 




KEYİFLİ OKUMALAR



21 Ağustos 2016

OKUDUM, BİTTİ.... LİSTERDALE'IN GİZEMİ / AGATHA CHRISTIE



KİTAP KÜNYESİ

ADI :Listerdale'in Gizemi

YAZAR : Agatha Christie

YAYINEVİ : Altın Kitaplar

ÇEVİREN: Çiğdem Öztekin

BASIM TARİHİ : 2016

SAYFA SAYISI : 248

TÜRÜ : Polisiye Roman


ARKA KAPAK


Heyecan verici, gizemli, aynı zamanda gerilim dolu on iki öykü… Lordun gizemli kayboluşu, trendeki tuhaf karşılaşma, garip bir cinayet soruşturması, emekli dedektifin katil avı, bir sepet vişne arasına gizlenmiş gerdanlığın sırrı, gerilim romanları yazarının cinayetten tutuklanması, tuhaf bir evlilik teklifi, Raca'nın kaybolan zümrüdü. Tüm bu öykülerin tek bir ortak noktası var: O da Agatha Christie'nin usta kalemi.


"Tüm bu öyküler hiç istisnasız deneyimli ve usta bir yazarın elinden çıkmış..."
-The Times Literary Supplement- 




BENCE...

Haziranda 1. Basımı yapılan Agatha Christie 'nin son 


yayınlanan kitabı 12 farklı polisiye öyküden oluşuyor. 


Christie ne yazsa okurum fakat romanlarındaki tadı 


alamadığımı da belirtmeliyim. Poirot ve Miss Marple 'ı 


gözlerim aradı doğrusu 😉 Yine de bu keyfi hiçbirşeye 


değişmem. .


  

KEYİFLİ OKUMALAR



KESTANELİ PİLAV

  KESTANELİ PİLAV Malzemeler: 2 su bardağı basmati pirinci 1/2 çay bardağı sıvıyağ 10-15 adet haşlanmış kestane 1 çay kaşığı zerdeçal