Alfa Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alfa Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2018

SOLGUN KARANFİL ------- SİNAN AKYÜZ ------- ALFA YAYINLARI




KİTABIN ADI:      SOLGUN KARANFİL
YAZAR :                SİNAN AKYÜZ
YAYINEVİ :          ALFA YAYINLARI
SAYFA SAYISI :    408
BASIM YILI     :    2018


Sinan Akyüz'ün kitaplarını 2009'da ilk olarak okumaya başlamıştım. Anlatımı, yazım dilini, duygu aktarımını sevdiğim yazarlardan biri. O nedenle tüm kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Yazım sürecini anlatmıştı bir röportajında. Yazım aşamasında tek başına kalıp sadece yazmaya odaklandığını söyledi ki bunu aslında satırlarda da yazdıklarını okurken hissediyorsunuz. Yağmurun Gelini, Sevmek Zorunda Değilsin Beni ve son olarak son çıkardığı Solgun Karanfil'i okudum. Evde daha okunacak iki kitabı var diğerlerini de yavaş yavaş tamamlayacağım. 




Solgun Karanfil  1941'de Yugoslavya'da geçiyor. Nazilerin yaptığı zulümler bir türlü bitmek bilmiyor. Savaş, acı, hüzün ve bu savaşın içinde doğan aşklar bakalım ayakta durabilecekler, yaşabilecekler mi?


İlk olarak Aferdita ve Fikret'in aşkıyla tanışıyoruz kitapta sonra Roza ve Arben'in aşkı  💕sonları hüzünlü mü bitecek yoksa mutlu mu?


Kitap adını aslında savaşta yenik düşen insanları tanımlıyor , kitabı okuyunca adı da anlam kazanıyor. 

Hikaye yazar tarafından gerçek hayatlardan esinlenerek yazılmış. Zulümler, son bulan hayatlar , aileler arasında din, ırk, dil gözetlemeden yapılan dayanışmalar ancak ne yazik ki kötülerin olmadığı bir dünya kurulmadı henüz. :(


Açıkçası çok spoi vermemek adına yazmıyorum özetini sadece bana hissettirdiklerini ve konusu aktarmam yeterli diye düşünüyorum. Kalanı okuyucuya bırakmak en doğrusu.



Siz yazarın hangi kitap veya kitaplarını okudunuz?










KİTAPTAN ALINTI


"Ansızın bir şey dikkatini çekti. Sessizce yürüdü, yerdeki solgun bir karanfilin yanına gelince durdu. Eğilip ayaklarının dibindeki karanfili aldı, yüreği paramparça oldu. Burası bir zamanlar kokulu kadife güllerin, akşamsefalarının ve kırmızı karanfillerin açtığı bir yerdi. "

"Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor,yoksa hayalleri mi?"

"Ve analar babalar ne kadar yırtınırlarsa yırtınsınlar, kader kendi ağlarını örüyor, çocuk kendi bildiğini okuyordu. İnsanoğlu alınyazısının dışına çıkamıyordu."





ARKA KAPAK

Fikret onun solgun yüzüne bir öpücük kondurdu. “Sen hiç merak etme. Ölmek için değil, düşmanı ezmek için çıkıyoruz dağlara. Bir gün yanına sağ salim döndüğümde sana özgürlüğü getireceğim...”

Aferdita sözünü kesti. 
“Unutma aşkım,” dedi yeşil gözlerinden yanaklarına yaşlar süzülürken. 
“Her tercih bir vazgeçiştir. Ama vazgeçilen hep alacaklı kalır!”

O söğüt ağacının altında birbirlerine söz vermişlerdi kumrular gibi yuva kuracaklarına. Ama Naziler memleketlerini işgal edince gölge düştü mutluluklarına. Vatansız yaşanmazdı ki sevda! Bajgora Dağlarına doğru yollara düştü Fikret özgürlük uğruna... Kalbinde Aferdita’sı, aklında vatanıyla…

İncir Kuşları, Piruze gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz, yürek yakan son romanı Solgun Karanfil’le aşkı anlatırken bizi savaşla yüzleştiriyor ve soruyor: “Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor, yoksa hayalleri mi?” 




HAYELDAMLASI

21 Mart 2017

YAĞMURUN GELİNİ / SİNAN AKYÜZ




KİTAP KÜNYESİ

ADI : YAĞMURUN GELİNİ
YAZAR : SİNAN AKYÜZ
YAYINEVİ : ALFA KİTAP
BASIM TARİHİ : 2017
SAYFA SAYISI : 333
TÜRÜ : ROMAN 

ARKA KAPAK

“Bazen alıp başını gitmek ister insan. Uzaklara, çok uzaklara… Görürüm ki sen de alıp başını gitmek istersin buralardan.   O vakit ben de seni yanımda götüreyim derim…” 

Delal iliklerine kadar sarsıldı. Sonra ani bir öfke hissetti içinde. “Doğrudur,” diye bağırdı. “Uzaklara, hem de çok uzaklara gitmek isterim… Fakat Şiyar’ımın olmadığı bir yere de gitmek istemem.” Mamo sakinliğini hiç elden bırakmadı. “İstersen acele hüküm verme,” dedi. “Yarın sabaha kadar vaktimiz vardır. Bilesin ki benim oğlum da senin gibi yaralıdır. Bu kötü günlerinizde birbirinize yoldaş olursunuz kızım. Baran’ım elbette iyileşecek, bir gün ayağa kalkacaktır. O zaman da senin yaralarını o iyi edecektir…”

 Düğün günü güzeller güzeli Delal, gelin alayıyla damat evine vardığında hayatının en mutlu gününü yaşıyordu, ta ki Şiyar’ının atı Cengâver bir başına ortaya çıkıncaya kadar… Nasıl olmuştu da mutluluk bu kadar çabuk uçup gitmişti ellerinin arasından? Nasıl olmuştu en güzel günü kara güne dönüşüvermişti? Şimdi nasıl Şiyar’ın kardeşi Diyar’a eş olacaktı? Töreye nasıl karşı gelecekti? Sürdü Cengâver’i ölüme, ama kader ona başka bir yol çizdi. Önce Mamo’yu gönderdi, sonra da umudu… 

1950’lerde sınır kaçakçılığını önlemek için tüm sınır mayınlanmış, yaşanan kayıplarla hayatlar değişmişti. Tıpkı Delal ile Şiyar’ınki gibi. Onların gerçek yaşamlarından yola çıkarak kaleme aldığı bu kitapla Sinan Akyüz, bize her ne olursa olsun umut etmekten vazgeçmememiz gerektiğini hatırlatıyor. Sevginin ve cesaretin gücüyle… 

İncir Kuşları, Piruze, Aşk Başka Evde gibi çok okunan kitapların yazarından yine soluk soluğa okuyacağınız bir roman… 


KİTAPTAN ALINTI

" Bilir misin nene," dedi Baran. "Hz.Adem de biz oğullarına umut vasiyet etmiştir. Lakin bizler onu hiç anlamamışız. O da anlayalım diye, eğer gökkuşağının altından geçersek dileklerimizin kabul olacağını söylemiş."
"Babamın dediğine göre hiç kimse geçememiştir nene," diye cevap verdi Baran. "Hz.Adem bize böyle söyleyerek umut etmemizi istemiştir."

S (325)

Yüreğime saplı dikenler gibi duran anılarımla olmayı seviyorum.
 S (331) 


KİTAP KONUSU VE YORUMUM

Hikaye Kilis Atmalı Köyü'nde geçiyor yıl 1959. Delal ve Baran köyün birbirine sevdalı iki genci enlenecektir ve evleneceği gün Baranın öldüğü haberi gelir. Delal için hayatın durduğu bir andır. Töre gereği Baranın kardeşiyle evlenmesi gerekmektedir. Ama Delal buna yanaşmaz. Ve tam da o anda uzaklardan gelen Mamo'nun önerisiyle törelere uygun olan farklı bir alternatif doğar. Delal bunu kabul edecek midir? Hayatının akışı nasıl ve hangi yönde değişecektir.....


**********************************

Sinan Akyüz'ün okuduğum ikinci kitabı. Dili o denli akıcı, hikaye bir o kadar sürükleyici, hayatın içinden, bizi, gerçekleri anlatan bir olay örgüsü olunca kitabı okumak için oturduğunuzda elinizden bırakmadan bir solukta okuyacağınız bir kitaba dönüşüyor. Nitekim bana da öyle oldu. Duygular çok güzel bir şekilde okuyucuyu etkisi altına alıyor. Kitaba adını veren "Yağmurun Gelini" nin ne anlama geldiğini okurken satırlarda göreceksiniz. Aynı zamanda çok başarılı bir kitap kapağı olmuş. Yağmur damlaları kabartmalı bir şekilde kapakta yerini almış bir o kadar estetik ;)  Kitabı okurken hayatı sessize almakta fayda var :) yoksa bölen her şeye sinir olabilirsiniz ;)  






KEYİFLİ OKUMALAR

KESTANELİ PİLAV

  KESTANELİ PİLAV Malzemeler: 2 su bardağı basmati pirinci 1/2 çay bardağı sıvıyağ 10-15 adet haşlanmış kestane 1 çay kaşığı zerdeçal