En İyi Adresler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
En İyi Adresler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2019

FOTOĞRAF ÇEKMEK İÇİN EN İYİ 10 YER



Fotoğraf çekmek her daim çok özel olmuştur benim için. Eminim bu şekilde düşünenler çoktur. Hatıraları en özel anları, en mutlu belki de hüzünlü anları tek bir kareyle yıllar sonrasına taşıyabiliriz. Şimdi teknolojinin de yardımıyla yüzlerce pozu çok kısa sürede çekip en güzellerini albümümüze ekliyoruz. Fakat eskisi gibi baskı almadığım dijital ortamda sakladığım için bilgisayarım çalındığı zaman her şet gitmişti. Bu hataya düşmemek için mümkün mertebe dışarı aktarıyorum. Aman siz siz olun yedeklemeyi unutmayın. 

Bir de bu güzel havalarda diyemeyeceğim :) çünkü ilkbahar yerine adeta kışı yaşar olduk son haftada.
 Hüriyet Gazetesi'nin Seyahat ekinde fotoğraf meraklılarına özel hazırlanmış bir listeyi bugün sizlerle paylaşacağım. Bu arada altı sene önce fotoğrafçılık derslerine katılmıştım. O zamanlar hevesle çektiğim fotoğraflarım yine teknolojinin gazabına uğradı, bir kısmını kurtardım ama çoğu gitti :( En iyisi sağlam şekilde yedeklemek ya da kağıda basmak ki kaybolmasınlar ;)

Seyahat yazarları, köşe yazarları, seyyahlarında içinde olduğu jüri tarafından hazırlanan listeye göz atmak ister misiniz?


Ben Bolu Yedigöllere bundan dört sene önce gitmiştim ama kış ve gece karanlıktı. Öyle soğuktu ki fotoğraf makinemin ayarlarını bile yapamadan kendimizi otele atmıştık. En güzel mevsim ilkbahar bence. İnşaallah sırada KAPADOKYA var orada böyle bir hata yapmam. Fotoğrafları sizlerle gezi dönüşü paylaşabilirim. Cep telefonları asla bir profesyonel fotoğraf nmakinesinin yerini tutmaz ;) Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda ?


Eğer sizler de mutlaka şurada fotoğraf çekmelisiniz diyorsanız yorumlarınızı bekliyorum ;)



FOTOĞRAF ÇEKMEK İÇİN EN İYİ 10 YER


istanbul boğazı ile ilgili görsel sonucu


1. İstanbul Boğazı

Her daim farklı, renkli ve hareketli. 



Bu günlerde çiçek açmaya başlayan erguvan ağaçları, İstanbul’un simgelerinden vapurlar, martılar, küçük teknelerinde balıkçılar, kenarında koşan, yürüyen insanlar ve tabi ki Kız Kulesi, tarihi yarımada ve şehrin diğer sembolleri... Boğaz, sürekli değişenleri ve sabit kalanlarıyla fotoğrafçılara her daim yeni kareler vaat ediyor.


Mardin, Dara - Hasankeyf ile ilgili görsel sonucu

2. Mardin, Dara - Hasankeyf

Hasankeyf yok olmadan



Güneydoğu Anadolu turlarının olmazsa olmazı bu duraklar mimarisi, kültürü, ışığı ve coğrafi olarak farklılığıyla fotoğrafçılara her daim çerçevelenip duvara asılacak ya da eşe dosta hediye edilecek bir enstantane sunuyor.




3. Bolu, Yedigöller Milli Parkı

İlle de doğa olsun diyene



Şelaleler, göller, yeşillin binbir tonu... Doğa fotoğrafı çekmeyi sevenlerin öyle ya da böyle yolunun mutlaka düştüğü durakların başında yer alıyor. Özellikle renklerinin keskinleştiği bu günlerde çektiğiniz karelerin içinden baharın fışkırmasını arzu ediyorsanız sizi Bolu Yedigöller Milli Parkı’na alalım.
BENCE: 2 sene önce günübirlik gezmeye gitmiştim ve tüm göllerin tek tek karelerini çekmiştim. Gerçekten fotoğraflamak için 1 gün yetmeyebilir Yedigöller için.






4. Artvin, Karagöl-Sahara Milli Parkı

Fotoğrafa hapsolan huzur



Şehrin gri renginden sıkıldığınızda ve içiniz daraldığında çektiğiniz bir fotoğrafa bakıp huzuru görmek ve rahatlamak istiyorsanız sizin için doğru adreslerden birisi Artvin. Laciverte çalan bir gökyüzünün altında başı karlı dağlar, ladin ormanın içinde huzur veren bir göl ve Karadeniz’in renkli doğası... Bunlar karelerinizin içinde yer alacak birkaç şey.






5. Kapadokya

Doğanın sanat eseri



Kapadokyaİnsan ve doğanın el ele verip binlerce yılda şekillendirdiği Kapadokya bölgesi sahip olduklarıyla turizm açısından ne kadar farklı ve ilgi çekiciyse fotoğrafçılar açısından da sunduğu enstanteneler bir o kadar farklı ve ilgi çekici. Özellikle fotoğrafta ışığa ve yaratıcılığa önem verenler için uygun bir durak.





6.İstanbul, Prens Adaları

İçimdeki İstanbul



İstanbul’un içinde farklı bir İstanbul arıyorsanız yaz kalabalığı henüz başlamadan mutlaka adaları ziyaret edin. Bahar dallarıyla renklenen adalar, evleri, doğası, faytonları ve kedi-köpek sakinleriyle hem fotoğraf çekmek hem de güzel bir gün geçirmek için oldukça ideal.


7. Artvin, Kaçkarlar

Bulutlara yolculuk



Her biri ayrı karakterdeki yaylaları, her yaylanın kendine özgü insanları, göller, çiçekler, dereler, orman ve ayağınızın altında kalan bulut denizi... Kaçkarlar hem fotoğraf çekmesini hem de yüksek dağ doruklarında gezerek macera yaşamasını seven doğa fotoğrafçılarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.




8. Patara-Kaş-Xantos-Tlos-Fethiye

Sürpriz sevenlere 

Maviyle yeşilin birleştiği bu güzergâhta aklınıza sadece Akdeniz’in berrak mavi sularının üzerinde bulutların arasında süzülerek yeryüzüne inen ışıklar ya da yüzünü maviliğe dönen insan fotoğrafları geliyorsa yanılıyorsunuz. Bu rotadan dönüşünüzde makinenizde Patara’dan çöl, Kaş’tan Akdeniz yaşamı, Fetihiye’den doğa, Xantos’dan da tarih fotoğraflarıyla döneceksiniz.





9. Tunceli, Ovacık

Eşe dosta karpostal için



Çiçeklerle bezenmiş bir ovanın içinden kıvrılarak akan bir nehir ve hemen arkasında da başı karlı Munzur Dağları ve bu manzaranın içinde yaşayan insanlar... Ovacık fotoğrafçılar için bu günlerde poster olabilecek enstantaneler vaat ediyor.




10. Aydın, Afrodisias

Çiçeklerle süslü tarih



Tarihi kalıntıların ve doğanın bu günlerde el ele verip ayrı bir güzellik kattığı Aydın Karacasu’daki Afrodisias, özellikle arkeoloji fotoğrafçılığından hoşlananların bu günlerde ziyaret listesine yazması gereken yerlerin başında yer alıyor.


*** Fotoğraflar internetten taranarak alınmıştır.

KEYİFLİ ÇEKİMLER


HAYELDAMLASI GEZİ

                         










16 Ağustos 2017

EVCİL HAYVANLA GİDİLECEK 10 OTEL

Tüm yıl çalışır , didinirsiniz. Yaz gelsin de bir hafta paşalar gibi tatil yapalım dersiniz. Buraya kadar her şey süper, otel bulunacak, rezervasyon yapılacak, ulaşım sağlanacak ve en güzel kısım valizler hazırlanmaya başlanacak .... Da eğer evde evcil bir hayvan besliyorsanız onu veya onları kime emanet edeceksiniz. Bir çok alternatifiniz var artık  evcil hayvanlar için bir süreliğine bırakabileceğiniz bakımevleri var, belki bir yakınınız gönüllü olur ama siz tüm bunlar yerine onunda sizinle tatile gelmesini istiyorsunuz. Gözünüz arkada kalmasın Hürriyet Gazetesi'nin en sevdiğim köşelerinden olan En İyi 10 listesi bu kez evcil hayvanlarınızı da kabul eden oteller ;) Orijinal metne buradan ulaşabilirsiniz. Ben yine de sizler için aşağıda listeyi yayınlıyorum. 

Haydi iyi tatiller o halde :)


Evcil Hayvanla Gidilecek 10 Otel




1- Doğanın içerisinde: SIMURG INN / ÇANAKKALE
Otelin sahibi Dilara Hanım’ın da köpekleri var. Bu yüzden aradığınız ortamı burada bulacaksınız. Mavi ile yeşilin ortasındaki butik otelde şehrin gürültüsünden uzakta siz kafa dinlerken köpeğinizde özgürce koşacak ve oyunlar oynayacak. Oda kahvaltı iki kişilik konaklama ücreti 600 TL. Evcil hayvan için ek ücret yok. Ayvacık, (0532) 726 26 26




2- Ultra her şey dahil: RİXOS PREMİUM BELEK / ANTALYA 
Beş yıldızlı otelde 1000 metre uzunluğa sahip özel plaj, su parkı, eğlence aktiviteleri, dünya mutfaklarının yansıtıldığı 22 restoran ve bar mevcut. Sekiz kilograma kadar evcil hayvan getirebiliyorsunuz. Ancak havuz ve restoran bölümlerine giremiyorlar. Ultra her şey dahil iki kişilik oda 1300 TL. Evcil hayvan için ek olarak 275 TL daha veriliyor. Belek, (0242) 710 20 00



3- Bungalovlarda: MURAT REİS OTEL / BALIKESİR 
Paşa Koyu’nda bulunan dört yıldızlı otelde 30 kilograma kadarki köpeğinizle konaklayabiliyorsunuz. İki bölümden oluşan bungalovlarda hayvanınıza özel yatak ve yemek de veriliyor. Oda kahvaltı kişi başı konaklama ücreti 472 TL. Evcil hayvan için ek olarak 105 TL daha veriliyor. Ayvalık, (0266) 312 01 01



4- Ek ücret istemiyorlar: ARGOS IN CAPPADOCIA / NEVŞEHİR 
Kapadokya manzarasına karşı konaklayacağınız otelde eğitimli evcil köpeğiniz odanızda veya köpekler için özel olarak hazırlanmış olan bölümde kalabilir. Evcil hayvan konaklaması için ek bir ücret alınmıyor. Oda kahvaltı iki kişilik oda 950 TL. Uçhisar, (0384) 219 31 30




5- Boğaz manzarası: ST REGİS / İSTANBUL 
Önde Ortaköy Camii ve arkasında uzanan Boğaz manzarasıy, seçkin alışveriş mağazalarına yakınlığı ve lüks konseptiyle öne çıkıyor. 40 kilograma kadar evcil hayvanı kabul ediyorlar ve ona oyuncak, yatak ve mama veriyorlar. Evcil hayvan için günlük 100 TL ek ücret isteniyor. Oda kahvaltı iki kişilik oda 1025 TL. Şişli, (0212) 368 00 00




6- Ada sefası: KAIKIAS / ÇANAKKALE 
Ege kıyısındaki butik otel zengin kahvaltısıyla öne çıkıyor. Evcil hayvanınızla beraber konaklayabiliyorsunuz ve köpeğiniz otelde rahatça dolaşabiliyor. Oda kahvaltı iki kişilik oda 300 TL. Evcil hayvan için ek ücret alınmıyor. Bozcaada, (0532) 363 26 97




7- Bağımsız odalar: MAYA BISTRO / İZMİR
Yavaş şehir unvanına sahip Sığacık’ta, deniz kenarında yer alan otel birbirinden bağımsız 25 odasıyla hizmet veriyor. Evcil hayvanınızla günlük 50 TL ek ücret vererek kalabiliyorsunuz. Oda kahvaltı iki kişilik oda 250 TL. Seferihisar, (0232) 745 74 55 




8- Şehirden kaçış: GREENLINE / İSTANBUL
İstanbul’dan fazla uzaklaşmadan, şehrin kasvetinden kaçmak istiyorsanız doğru adres burası. Göksu Nehri’nin kenarındaki otelde köpeğinizle doyasıya oyunlar oynayabilirsiniz. Evcil hayvan için ek ücret almıyorlar. Oda kahvaltı iki kişilik oda 300 TL. Ağva, (0216) 721 84 91



9- Sokak köpeklerine destek: KAPARİ OTEL / İZMİR 
İki dönüm araziye yayılan 22 odaya sahip otelin geniş bahçesinde ağaçların arasında köpeğinizle oyunlar oynayabilirsiniz. Evcil hayvan için 50 TL’lik ücret alıyorlar ancak bu ücret kimsesiz hayvanlara bakan bir vakıfa bağışlanıyor. Oda kahvaltı iki kişilik odanın konaklama ücreti 500 TL. Alaçatı, (0232) 716 06 74




10- Butik konsept: YONCA LODGE / MUĞLA 
Yanıklar Köyü’ndeki butik otel 14 odaya sahip. Kendine ait adacıklara bakan plajında veya meyve ağaçlarının arasından geçerek ulaşacağınız havuzunun tadını çıkarabilirsiniz. Evcil hayvan için ek bir ücret istemiyorlar. Oda kahvaltı iki kişilik oda 320 TL. Fethiye, (0252) 633 66 88



09 Ocak 2017

Türkiye’de Karda Trekking Yapabileceğiniz En İyi 10 Yer


Yürüyüş her daim insana huzur ve dinginlik verir. Sağlığa yararları ise cabası. Hürriyet Seyahat ekinde bu haftanın en iyi 10 listesi hava şartlarına uygun şekilde hazırlanmış. Yıllardır bu kçşeyi her hafta takip ederim. Sıklıkla da paylaşırım sizlerle. Seyahat yazarlarından, fotoğrafçılardan, rehberlerden oluşan jürinin hazırladığı listeye göz atmak için hiç te geç değil ;)

Türkiye’de Karda Trekking Yapabileceğiniz En İyi 10 Yer



Büyülü rota: KARTEPE / KOCAELİ 

Samanlı dağlarının zirvesi Kartepe’nin yüksekliği 1606 metre. Birçok tur şirketi buraya günübirlik turlar düzenliyor.

Doğa severler için otel tarafı fazla bir seçenek sunmuyor. Çünkü buralar daha çok kayak için ideal.Yalnız Tabiat Parkı rotasında yaşlı kayın ormanları, doğal açıklıkları ve Kuzu Yaylası’nın olduğu bölgede çok güzel yürüyüş parkurları mevcut. Kuzu Yayla'sından başlayıp Kartepe zirvede sona eren eşsiz bir yürüyüş yapabilirsiniz.


Vadilerin içinde: KAPADOKYA / NEVŞEHİR 

Tabiat ananın dört mevsim farklı güzelliklerini sunduğu bu bölge doğa yürüyüşleri için biçilmiş kaftan. Kapadokya’da vadiler parkurların omurgasını oluşturuyor. Göreme, Çavuşin, Kızılçukur, Âşıklar ve Gül gibi vadilerde yürüyüş yapabilirsiniz.

Alper Dalkılıç, “Karların kapladığı Peri Bacaları’nı balondan kuşbakışı gördükten sonra bol bol yürüme vakti gelmiştir” diyor. Yürüyüş dışında müzeleri gezmeyi de ihmal etmeyin.






Yayladan yaylaya: KAÇKARLAR / RİZE 


Türkiye’de bir yürüyüşçüye en fazla alternatif sunan rotalara sahip Kaçkar Dağları Milli Parkı. Rota boyunca yaşlı ormanlar, aktüel buzullar, Osmanlı köprüleri ve tarihi konaklar bulunuyor. Uzun bir trekking düşünüyorsanız oldukça ideal. Şu sıralar Kaçkarlar bembeyaz örtüyle bir gelini andırıyor. Yürümek ayrı bir keyif.

Özellikle Fırtına Vadisi’nde oksijenden başınızın dönmesine hazır olun. Parkur boyunca Ambarlı Yaylası, Çat Vadisi, Verçenik Yaylası ve Kapalı Göller manzaralarına da hayran kalacaksınız.





6 farklı parkur: ULUDAĞ / BURSA 


Türkiye’nin en büyük kayak merkezi olmasının yanı sıra yürüyüş rotalarıyla her zaman gözde rotalardan. Burada farklı zorluklar içeren altı farklı güzergâh bulunuyor. Bunlar, Cennetkaya, Hanlar Bölgesi, Zirve Tepesi, Çobankaya, Göller Yöresi ve Softaboğan Şelalesi Parkuru. Oteller bölgesinden başlayan bu parkurlar içinde öne çıkanı Cennetkaya.

Başlangıç noktası 1865 m. Kuzey yamaçtan Gemlik Körfezi’nin, güney yamaçtan ise tüm dağ köylerinin manzarası eşliğinde bol beğeni alacak kareler yakalayabilirsiniz.



Göl manzaralı: SÜLÜKLÜ GÖL / BOLU 

İstanbul’a üç saat uzaklıkta. Tavşansuyu Köyü’nden yola çıkıp Kavaklı Göl istikametinden Göynük yaylalarına kadar yürüyebilirsiniz. Yol güzergâhı boyunca belli periyotlarla hafif düzlükler olsa da Sülüklü Göl yolu genelde yokuşlu.

Yol boyunca size meşe, kayın, çınar ağaçları ardından köknar ve çam ağaçları eşlik edecek. Özcan Yüksek, derin karla kaplı yolun zaman zaman orman içinden geçtiğini ve buz tutmuşsa gölün sizi ayna gibi karşılayacağını söylüyor.





Görkemli şelale: ABANT SAMANDERE / BOLU 

Burası her mevsim fotoğrafçıların ve yürüyüşçülerin uğrak yeri. Abant Dağları üzerinde arazi kaymalarıyla oluşan göl kıyısından başlayan yürüyüş Düzce Beyköy‘e bağlı Samandere Şelalesi‘ne kadar uzanıyor. Süre beş saatten fazla. İlk başta yokuşlu bir yol olsa da daha sonra hep yokuş aşağı veya düz yürüyüş yapılıyor.

Bahar Akıncı, “Samandere Şelalesi‘ne kadar olağanüstü kar manzaralarıyla karşılaşacaksınız” diyor.




Kolayı da var zoru da: AYDER / RİZE 

Kolay ulaşımı sayesinde Doğu Karadeniz’in en çok bilinen yeri. Daha fazla gezginin ziyaret edebiliyor olması bölgede konaklama talebini oldukça arttırdı. Bu nedenle çevrede çok fazla otel var. En kolay parkur Ayder - Kunts arası... Gelin Tülü Şelalesi’nden başlıyor ve 2.5 km’lik iniş ve çıkışın olmadığı bir parkur.

Zor olanıysa Ayder - Huser arası. Yaklaşık 5 km. olmasına rağmen 1350 m. rakımlarından başlayıp, 2400 m. rakımına kadar aralıksız çıkış içeriyor.



Her adım başı tarih: IHLARA VADİSİ / AKSARAY 

Kapadokya bölgesinin en popüler yürüyüş yerlerinden biri. Vadi içine oyulmuş kiliseleri, Melendiz Çayı’nın büyüleyici görüntüsüyle inanılmaz güzellikte bir atmosfere sahip. 14 kilometre uzunluğundaki parkurda her adım başında tarihin farklı dönemlerini rastlayacaksınız.

Kayalara oyulmuş mağaralar, kiliseler ve bol miktarda mezar kalıntıları göreceksiniz. Hem uzun hem de kısa treking için bölge oldukça ideal.




Bol ağaçlı: KIZIK YAYLASI / BOLU 

Buradanın geniş düzlüğünde sarıçam ve karaçam ormanları birbirine karışıyor. Türkiye’de buradakine benzer orman görmek zor. Seben yolu üzerinde, Aladağ’ın sırtını aştıktan sonra geniş düzlük, Gençlik ve Spor Bakanlığı Kampı’na ev sahipliği yapıyor.

Çevrede kalınabilecek bungalovlar da var. Ahşap mimarili köylerin, yapay göletlerin çevresinde teknik olarak çok zor olmayan bir yürüyüş sizi bekliyor.



ERCİYES DAĞI / KAYSERİ 

Şehirden dağa ulaşım çok kolay ve zahmetsiz. Erciyes Dağı’nın volkanik yapısı sayesinde bölgede pek çok yürüyüş patikası, vadi, tepelik ve doğal güzellik bulunuyor. Böşgede beş farklı yerde yürüyüş yapabilirsiniz. Bunlar: Hisarcık Vadisi, Derevenk Vadisi, İldem Vadisi, Ali Dağı ve Lifos Dağı. Her parkurda, mağaralar ve kayalara oyulmuş evlere rastlayacaksınız.

***Hürriyet Seyahat gazetesinden alınmıştır.




21 Ağustos 2016

KADIN DAYANIŞMASI ÜZERİNE 10 FİLM



Filmseverler için harika bir liste geliyor şimdi. Mehmet AÇAR'ın HT Pazar  Temmuz yazılarından. Kadın dayanışmalarını konu alan 10 filmi tanıtmış bizlere ben de sizlere aynen aktarıyorum . İyi seyirler....


Bagdad Cafe - 1988
Yönetmen: Percy Adlon 
Orta yaşlı bir Alman kadını olan Jasmin, eşiyle yaptığı kavganın ardından otomobilin kapısını çarpar ve iner. Elinde valiziyle ABD’deki bir çölde tek başınadır. Bulduğu ilk mola yerine girer ve oda ister... Bu, onun için yeni bir hayatın başlangıcıdır. Otel sahibi Brenda’nın desteğiyle Jasmin, yeni heyecanlar yaşar, kadınlığını keşfeder ve hatta kendine yeni bir iş bulur. Birçok ankette 1988’in en iyi filmlerinden biri seçilmişti.


Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar - 1988 
(Mujeres al borde de un ataque de nervios) Yönetmen: Pedro Almodovar 
Pepa, kendisini başka bir kadın için terk eden sevgilisine ulaşmak, onunla yüz yüze konuşmak için elinden geleni yapar... Pepa bu süre içinde sevgilisinin bir oğlu olduğunu öğrenir ve psikolojik sorunlar yaşayan ilk eşiyle tanışır. Bu arada arkadaşı Candera, onun evine sığınmıştır... Seyri son derece keyifli bu Almodovar klasiği, kadınların bir araya gelince, acılarla çok daha iyi baş edeceklerinin altını çizer.


Çelik Manolyalar - 1989 (Steel Magnolias) 
Yönetmen: Herbert Ross 

Louisiana’daki bir güzellik salonunda bir araya gelip dedikodu yapan ve birlikte iyi vakit geçiren farklı kuşaklardan 6 kadının öyküsü... Hayat hiçbirisi için kolay olmasa da sıkıntıları aşmanın bir yolunu hep bulurlar. Kuşkusuz, aşamayacakları sıkıntılar da vardır... Bir komedi gibi başlayan ama giderek hüzün duygusunun baskın çıktığı film, harika diyalogları ve mütevazı öyküsüyle seyircileri yakalamayı, etkilemeyi başarıyor


Kızarmış Yeşil Domatesler - 1991 (Fried Green Tomatoes) 
Yönetmen: Jon Avnet 

Evliliğiyle ilgili sorunlar yaşayan Evelyn, ziyarete gittiği bakımevinde Ninny ile karşılaşır. Ninny, ona 50 yıl önce ABD’nin güneyinde yaşayan ve çevrelerindeki toplumsal baskıya, hoşgörüsüzlüğe karşı direnen iki genç kadının öyküsünü anlatır. Evelyn, öyküyü dinledikçe hayatına farklı gözlerle bakmaya başlar.. Irkçılığa, bağnazlığa ve erkek baskısına karşı kadın dayanışmasını öneren gerçekçi ve iyimser bir film.


Thelma ve Louise - 1991 (Thelma & Louise)
Yönetmen: Ridlay Scott

Hayatlarındaki erkeklerin maddi-manevi baskılarından bunalan ev kadını Thelma ile garson Louise, her şeyi boşverip yola çıkarlar. Amaçları, birlikte özgürce vakit geçirmektir. Louise, Thelma’ya tecavüze yeltenen bir erkeği öldürünce polis peşlerine düşer. İki kadının yolculuğu feminist bir isyana dönüşmüştür artık... Callie Khouri’nin senaryosundan çekilen film, eğlenceli olduğu kadar politik bir nitelik de taşıyor.


Takvim Kızları - 2003 (Calendar Girls) 
Yönetmen: Nigel Cole 

Gerçek olaylardan yola çıkan film, yerel hastaneye bağış toplamak isteyen bir grup kadının öyküsünü anlatır. Chris, hayır amaçlı satılan ve yıllardır hiç para getirmeyen takvim için hep birlikte soyunup poz vermeyi önerir. Daha önce kameraların önünde hiç soyunmamış orta yaşlı kadınlar için çılgın bir fikirdir bu... Ama kadın dayanışmasıyla her şeyin altından kalkmayı başaracaklardır. Mütevazı ve eğlenceli bir İngiliz komedisi.


Kötü Kızlar - 2004 (Mean Girls) 
Yönetmen: Mark Waters 

Antropolog ebeveynleri nedeniyle eğitim hayatına Afrika’da başlayan Cady, ABD’de kaydolduğu yeni lisede, herkesi dış görünüşüne göre değerlendiren öğrencilerin dogmatik kültürleriyle karşılaştığında şok yaşar... Bu lise cehenneminden tek çıkış yolu, kız dayanışmasıdır. Senaryosunu Tina Fey’in yazdığı film, Amerikan gençlik filmlerinin klişelerinden uzak, eğlenceli bir hikâye anlatıyor.


Duyguların Rengi - 2011 (The Help) 
Yönetmen: Tate Taylor 

Yoğun bir ırkçılığın hüküm sürdüğü 1960’lı yılların Mississippi’sinde, kölelik koşullarında çalışan hizmetçilerin tanıklıklarını kitaplaştırmak isteyen genç bir kadının öyküsü... Bir yanda hizmetçilere psikolojik şiddet uygulayan ve sürü gibi hareket eden beyaz kadınlar; diğer yanda ise geleneklere karşı gelerek kendi yollarını çizmeye çalışan kadınlar... Biraz iyimser ve duygusal olsa da özellikle dönem üzerine yaptığı ayrıntılı gözlemlerle öne çıkan bir film.


Nedimeler - 2011 (Bridesmaids)
Yönetmen: Paul Feig 

Hollywood tarzı duygusal kadın filmlerine gerçekçi ve eğlenceli bir alternatif... Annie, Lillian’ın baş nedimeliğini yapacağım derken yanlış tercihleri ve sorumsuzluklarıyla her şeyi yüzüne gözüne bulaştırır... Gösterişe dönüşmüş evlilik ritüellerine hınzır bir gözle bakan “Nedimeler”, kadınların sinir krizlerine, çıkardıkları rezilliklere bir tür isyan ve kurtuluş gözüyle bakıyor. Öyle ki filmde her şey, ancak iyice parçalanıp dağıldıktan sonra doğru yola giriyor...


Diren: Zamanı Geldi - 2015 (Suffragette)
Yönetmen: Sarah Gavron 

Geçtiğimiz yüzyılın başlarında İngiltere’de oy hakkı için mücadele eden ve “süfrajet” olarak anılan kadınları anlatan film, feminist mücadele tarihi açısından önemli bir dönemi ele alıyor. Tarihsel kişiliklere ve olaylara işçi sınıfından genç bir kadının gözünden bakan film, bir bilinçlenme sürecini, polis ve devlet baskısının şiddetiyle getiriyor karşımıza. Farklı sınıflar ve kültürlerden gelen İngiliz kadınların erkek egemen sisteme isyanları ve direnişleri görmeye değer...

KESTANELİ PİLAV

  KESTANELİ PİLAV Malzemeler: 2 su bardağı basmati pirinci 1/2 çay bardağı sıvıyağ 10-15 adet haşlanmış kestane 1 çay kaşığı zerdeçal