Otobiyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Otobiyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2017

SİZİN HİÇ MAVİNİZ VAR MI? / ÖZGE UZUN


KİTAP KÜNYESİ

ADI : SİZİN HİÇ MAVİNİZ VAR MI?
YAZAR : ÖZGE UZUN
YAYINEVİ : İNKILAP KİTABEVİ
BASIM TARİHİ : 2015
SAYFA SAYISI : 168
TÜRÜ : OTOBİYOGRAFİ

ARKA KAPAK

 "Yıldızlar insanlara ait, ama kimseninki birbirine benzemiyor. Bir tek sen kimsenin görmediği gibi göreceksin onları…"

Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry

"Bazı anlar… Hiç beklemediğin bir anda, tam da yeni bir yara açılmışken bedeninde, gökyüzündeki güneşe karışmış, maviliğe benzeyen bir çift göz gülümser sana. Elleriyle başını tutup öptürür kendini. Bir öpersin, yine tutar bir daha öptürür. Kulağına, 'Seni çok seviyorum,' diye fısıldarsın. Bir gülücükle der ki, 'Biliyorum.' 'Bazen çok kızgın olabiliyorum, ama kızgınlığım sana değil, seni anlayamayan bana. Biliyorsun değil mi?'" Herkes gibi hayallerine tutunan, hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan bir kadın Özge Uzun. Sizin gibi, bizim gibi… Âşık olmak, başarılı olmak, anne olmak isteyen bir kadın… Kimi hayaller gerçek olur, kimileriyse başka bir şey… En kötüsü de o "bir şeyi" tanımlayamamaktır. 

Bu kitap gözün gördüğü, yüreğin duyduğu, dilin söyleyemedikleriyle yazılmış çıplak bir kitap; mış gibi yapmayan, figüransız, çırılçıplak… Bir kadının kendi kalbiyle olan konuşmalarıyla derin, sahici, ama en çok da samimi. Biraz kulak kabartırsanız sesini bile duyabilirsiniz… 

Bir çift mavi göz… Bir çift beyaz kanat… Pembe hayaller… Ve her şeye rağmen umut…
Sizin Hiç Maviniz Var mı?


KİTAPTAN ALINTI


 Bu kitabı en çok erkekler okusun istiyorum.
Kadınları anne olduktan sonra anlamakta güçlük çeken, onlardan uzaklaşan, doğan bebekle beraber onları yalnızlığa iten erkekler...

S (11)



BENCE...

Sen ne kadar güçlü, özel bir kadın ve annesin. Yıllardır ekrandan bir süredir de instagram hesabından takip ettiğim Özge Uzun hanımefendi iyi ki yazmışsın ve iyi ki kitabını okumuşum. Aslında okumadım sanki sen anlattın, ben dinledim. Sesin kulaklarımda, mimiklerin duruşun, şeklin karşımdaydı.


Evet bazen aslında çoğunlukla hiç kimsenin kolay bir hayatı olmuyor. İstisnalar dışında. Önemli olan bunlarla başa çıkabilmek, hayatı getirdikleriyle karşılayıp yaşayabilmek, bizi güçlü yapan da bu sanırım. .


Otobiyografi niteliği taşıyor, hayatı, duruşu anlatıyor. Evlilikleri, çocukları, özellikle Dağhan'la birlikte yaşadıkları ve onları bekleyen hayatta yaşayacakları karşısında çok güçlü bir kadın var. Benim en çok ilgimi çeken kitabın başlarında KOCAMUSTAFAPAŞA oldu. İstanbula ilk geldiğinde yaşamaya başladığı yer. Bana en mutlu olduğum çocukluk, ilk gençlik ve 20 li yaşlarımı sürdürürken yaşadığım yerdeki anılarım bir kez daha film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti.... Bir saniyeyi dahi geri alamadığımız hayatın akışında mutlu olduğumuz anların kıymetini bilelim. Yıllar sonra bile sizi güldürebilecek tek şey belki o güzel ve eşsiz anlar olacaktır.




KEYİFLİ OKUMALAR

08 Ocak 2017

OKUDUM, BİTTİ... ÇOCUKLUĞUN SOĞUK GECELERİ / TEZER ÖZLÜ





KİTAP KÜNYESİ

ADI : ÇOCUKLUĞUN SOĞUK GECELERİ
YAZAR : TEZER ÖZLÜ
YAYINEVİ : YAPI KREDİ YAYINLARI
BASIM TARİHİ :2016 (27.BASIM) 
SAYFA SAYISI :68
TÜRÜ :OTOBİYOGRAFİ


ARKA KAPAK

 Tezer Özlü'nün bu ilk romanı, yaşamın yalnızca başlangıcını oluşturmakla kalmayan, sürekli dönülen, belki de hiç çıkılamayan çocukluğu yansıtıyor. Yetişkinlerin, tıpkı çocukluğa olduğu gibi, farklılığa da aman vermeyen dünyasına karşı yazar, anıların çıplak gerçekliğine sığınıyor.

Tezer Özlü, Türk edebiyatının  nostaljik prensesi.



 KİTAPTAN ALINTI

Birkaç porselen tabak, birkaç tahta sandalye, bir kilim satın alıyoruz. Dantel giysi diktiriyorum. Üzerinesaten pardösü giyeceğim. Son anda ablası başıma tüllü bir şapka takacak, Pirko elime bir çiçek demeti getirecek... ve gerçekten evleneceğim galiba...

(S:42) 

"Daha güzel yaşam diye bir şey yok. Daha güzel yaşamlar ötelerde değil. Daha güzel yaşam başka biçimde değil. Güzel yaşam burada. Taksim alanında. Turşu, pilav, simit, çiçek, kartpostal satan, ayakkabı boyayan siyah kalabalık içinde. Trafik tıkanıklığından yürümeyen arabalar, egzos kokusu, alana yayılan sidik kokusu - gözlerimiz duygularımız önünde açılan bu kara kalabalıktan başka yerde, daha başka biçime bir güzel yaşam yok. Güzel yaşamın sırları, ölen, gömülen arkadaşlarımızın yaşadığı kadar."

(S:61)




BENCE...

 Yazar, çocukluk, gençlik, orta yaş dönemlerinde yaşadıklarını, buhranlı dönemlerini, yapmak durumunda hissettiği evliliğini -ki bunu garip bir şekilde dile getiriyor,bazı yerlerini boğazım düğümlenerek okuyorum- anlatıyor kitapta. Geçirdiği ruhsal hastalığı ve  hastanede yatarak ağır tedaviler görmesini gerektiren psikolojik tedaviyi, orada kendisine yapılanları her şeyi açıkça cesurca dile getiriyor. Kitap 68 sayfa olmasına rağmen kocaman bir hayatı anlatıyor. 





KEYİFLİ OKUMALAR

25 Aralık 2016

OKUDUM, BİTTİ... SIRÇA FANUS / SYLVIA PLATH




KİTAP KÜNYESİ

ADI :SIRÇA FANUS
YAZAR : SYLVIA PLATH
YAYINEVİ :KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
ÇEVİREN:HANDAN SARAÇ
BASIM TARİHİ :2012
SAYFA SAYISI :251
TÜRÜ :OTOBİYOGRAFİ

ARKA KAPAK

"Neşeli, hüzünlü, yalın, parlak ve doğal. En üstün niteliğiyse şaşırtıcı derecede dolaysız oluşu, tıpkı güpegündüz çekilmiş bir dizi fotoğraf gibi."
-Time-

Parlak bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood, 1950'lerde yayın dünyasında acımasız bir rekabetin sürdüğü New York'a büyük hayallerle gelir ve önemli bir moda dergisinde iş bulur. Kapıldığı beklentilerle karşısına çıkan fırsatların yoğunluğu, masumluğunu yitiren genç kızın zamanla kaldıramayacağı bir boyuta ulaşır ve Esther kendini tam bir karabasanın içinde bulur. Kimlik arayışı peşinde ürkütücü bir yola giren duyarlı ve hevesli bir genç kadının üniversite yılları, erkeklerle ilişkileri, yaşadığı çöküş, intihar girişimleri ve gördüğü psikolojik tedaviler mizahi bakış açısı unutulmadan son derece içtenlikle işlenmiş.

Sylvia Plath'ın kendi yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı ve ilk kez 1963 yılında, ölümünden bir ay önce, başka bir isim altında yayımlatmayı başarabildiği Sırça Fanus, o günün olduğu kadar bugünün insanının da metropol yaşamındaki yabancılaşmasını anlatan modern bir klasik haline gelmiştir. 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının melankolik prensesi Sylvia Plath'ın başyapıtı 50 yılı aşkın bir süredir okurları etkilemeye devam ediyor.



KİTAPTAN ALINTI

" Şiir nedir Esther, biliyor  
musun?"
"Hayır, nedir?"diyordum.
"Bir parça toz."
( S:60 )

Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır.
..................
Belki de unutkanlık, kar gibi her şeyi örtüp susturmalıydı. 
( S:244 )




BENCE...

Konusunu kısaca aktaracak olursam; Esther Greenwood başarılı bir üniversite öğrencisidir. Esther'in gençlik bunalımları, depresyonları, intihar girişimleri, her şeye rağmen hayata tutunmak için gösterdiği yoğun çabayı okuyoruz. Kendini tıpkı kitaba adını veren Sırça Fanus'ta kapana kısılmış gibi hissetmektedir. 


Yazarın tek romanı olma özelliğini taşıyor. Psikolojik öğeler içeren otobiyografik olan romanın ilk basımı 1963 yılında Victoria Lucas takma adı kullanılarak basılmıştır. 
Kitapta Sylvia Plath gençlikte yaşadığı bunalımları, girdiği çıkmazları, girdiği ağır depresyon sonrası gerçekleştirdiği intihar girişimlerini ve bu durumdan kurtulabilmek için gereken psikiyatrik tedavileri , hayata tutunma çabalarını kronolojik olarak anlatılmış. 
Ailesi, arkadaşları, sevgilisi olan bir zamanlar evlenmeyi düşündüğü Buddy Willard ile ilişkilerini psikolojik tahlillerle beraber okuyucuya anlaşılır şekilde aktarmış. Şunu da görüyoruz 20. yy'ın başlarında yazılmış olmasına rağmen Amerika'da da belli bir kesimde tutucu bir yaşam süregelmekte imiş. 
2003 yılında SYLVIA adı ile film olarakta seyirciye aktarılmış. Gywenith Paltrow başrolde, en kısa zamanda izleyip kitapla karşılaştırma fırsatı bulacağım. 





KEYİFLİ OKUMALAR



KESTANELİ PİLAV

  KESTANELİ PİLAV Malzemeler: 2 su bardağı basmati pirinci 1/2 çay bardağı sıvıyağ 10-15 adet haşlanmış kestane 1 çay kaşığı zerdeçal